|
CAPOEIRA TARİHİ |
|
Capoeira'nın tarihçesi iki
bölümden oluşmaktadır:
1. Bölüm:
Capoeira'nın doğumu ve gelişimi anlatılır. Capoeira Angola'nın hangi şartlar
altında doğduğu, kimler tarafından yetiştirildiği ve kimleri koruduğu üstünde
durulur.
Ara Bölüm -
Uzatılan Zincirler: Capoeira Angola ve Capoeira Regional arasındaki
geçiş süreci anlatılır.
2.
Bölüm: Capoeira'nın özgürleşmesi anlatılır. Bu bölümde, saklanmak
zorunda kalan kardeşini (Angola) özgürlüğe kavuşturmak için doğan, küçük
kardeşinden (Luta Regional Baiana) bahsedilir.
|
Capoeira Angola Tarihi
|
 |
Portekizliler, 16. yy'ın 30'lu yıllarında, şeker pancarı
üretimi için çalıştıklarından birçok işçiye ihtiyaç duymuşlardı. Bu yüzden,
kendi yerlileri olan "Tupi" kızılderililerini köleleştirmeye çalıştılar.
|
|
Kızılderililer işçi değil,
avcı olduklarından, o kadar yoğun bir
tempoya ayak uyduramıyorlardı, ama buna
karşın yine de köleleştirildiler.
Portekizliler, köle kullanımında uzman
olmalarına rağmen, kısa bir süre içinde yüzbinlerce
kızılderili çeşitli nedenlerle ölmüş ve bu nedenle kilise kızılderililerin
köleleştirilmesini yasaklamıştır. |
|
|
Açık kalan işçi boşluğu bir şekilde
doldurulması gerekmiştir. Bu düşünceyle
hareket eden Portekizliler, kısa bir süre
sonra, 1538 yılından sonra Afrika'dan
Brezilya'ya 2-3 ile 18 milyon arasında bir
sayıda köle getirtmeyi başarmıştır.
Kölelerin çoğu, çok kötü şartlar altında
kuzeydoğu Brezilya'daki şeker pancarı
üretim sahalarında çalıştırılımıştır.
Bu dönemde, birçok köle kaçmaya çalışmış,
kaçarken veya kaçtıktan sonra
"Capitães do mato" (ormanın kaptanları) tarafından yakalanıp çok büyük
cezalara çarptırılmışladır. Capitães de
mato'ya yakalanmadan kaçabilen köleler (o
dönemde sayıları pek fazla değildi)
yaşamlarını tehlikeli ormanlarda sürdürmek
üzere kurdukları "quilombos" adı
taşıyan köylere (topluluk) yönelmişlerdir.
Kısa bir zaman sonra, Brezilya'nın
ormanlarında birçok quilombos kurulmuştur. |
|
|
|
|
Bunların başlangıcı 16. yy'ın 90'lı yıllarında, Palmares'in
ormanlarında (bugünkü Alagoas) görülmüş ve sayıları sürekli artmıştır. Buna
rağmen, quilombos sayısı Portekiz askerlerine karşı koyabilecek ölçüde
gelişmemiştir. Bu durum, 14 Şubat 1630 yılında Hollandalılar'ın üçbine yakın
askerle Portekiz ordusuna saldırmasıyla değişmiş ve köleler ayaklanarak kaçma
imkanı bulabilmişlerdir. Palmarino'lulara katılan çok sayıda köle,
Palmarino'luların kendilerine olan güvenlerini arttırmıştır. |
|
1635
yılında, quilombo'ların başına Gunga-Zumba (anlamı: büyük öncü) geçmiştir.
Gunga-Zumba önderliği ele aldıktan sonra, Hollanda ve Portekiz askerleri birçok
kez Palmarino'ya saldırı düzenlemiş, ama her seferinde başarısız olmuşlardır.1667'den 1670'e kadar Pernambuco'nun güneyi Palmarino'luların
egemenliğinde kalmıştır. 1676'da Pernambuco'nun o dönemki generali olan Pedro de
Almedia, acımasızlığı ile ünlenen komutan, Fernão Carrilho'yu Palmarino'yu
yerlebir etmesi için görevlendirmiştir. 1667'de Palmarino'ya saldırılmış ve
kuşatma sonucunda Gunga-Zumba'nın Amaro'da bulunduğu ortaya çıkmıştır.
|
|
Komutan Fernão C. Gunga-Zumba'yı ele
geçirebilme amacıyla Amaro'ya saldırmış, ama ayağından ağır bir yara almasına
rağmen Gunga-Zumba kaçmayı başarmıştır.
1678'de
Porto Calvo'ya geri dönen komutan, büyük ölçüde asker kaybetmesine rağmen,
Portekiz halkı tarafından bir şampiyon gibi karşılanmıştır. Generalin elinde
200'den fazla Palmarino esiri bulunmasından dolayı, Gunga-Zumba'yla bir
antlaşmaya varmaya çalışmış ve savaşlardan yorgun düşen Gunga-Zumba antlaşmayı
kabul etmiştir. Bunun ardından, Gunga-Zumba yanına birçok Palmarino'luyu alarak
Serinhaém'den 32 kilometre uzaklıkta bulunan Lucaû'daki bir rezerveye
yerleşmiştir. Herkes Palmarino'luların yenildiğini düşünürken, kısa bir süre
sonra halk yeniden ayaklanmış ve yeni kral, öncekilerden daha acımasız ve
kararlı olan Zumbi başa geçmiştir.
|
|
|
|